Dünya, yani küremiz hızla ısınıyor.. Peki, ısınma nasıl gerçekleşiyor. Yaşam alanımız olan atmosferde bir çok gaz bulunmakta oksijen, karbondioksit su buharı vs bu gazlar güneşten gelen ısıyı tutmakta ve atmosferimizi yaşanılabilir sıcaklığa ulaştırmaktalar. Küremizdeki(dünya) gaz oranını artırırsak gazlar güneşten gelen ısının daha fazlasını tutacak ve küremiz daha fazla ısınacaktır. Bu gazların oranı Araba egzozlarından, Fabrika bacalarıdan çıkan vs gazlar ile artıyor. İnsan nüfusunun artışı endüstrininde daha hızlı işlemesine sebeb oluyor dolayısıyla bu gazların kullanımıda artıyor. Küresel Isınmayı durdurmak için arabalarımıza binmeyip daha az mı çoçuklarımıza plastik oyuncak almalıyız ? Bunlardan vazgeçmeye gerek olmasada kontrol altında tutulması gerekli. En basit örneği fabrika bacalarındaki filitreler bu bile ısınmanın hızını yavaşlatabilir ve bu konuda kesin çözümler için bizlere zaman kazandırabilir. Ormanlarımızın önemli bir dengeleyici olduğuda unutulmamalı. Küresel ısınmanın en büyük faktörü burdan da anlıyacağımız üzere endüstridir ve temeli batı kökenlidir endüstrinin getirdiği kirliliğin büyük oranıda batıya aittir. Peki batı bunun için neler yapıyor? 2050 yılında kuzey kutbunda buz kalmayacağı tahmin ediliyor. Kuzey Kutbunun altında zengin petrol yatakları olduğu biliniyor, burdaki buzlar eridiğinde bu yataklar kimlere kalacak dersiniz! Belkide bu yüzden batının şimdilik pekte alakadar olduğu yok. Tabi bu sadece bir idda ve bu iddayı ortaya atanlar gene ilk olarak batılı ve batıyı sıkı takip eden yazarlar. Bu belgeselde Antarktikanın bilinmezleri ve küresel ısınmanın güney yarım küresinde bulunan bu dev buz kıtaya verdiği zararlar anlatılıyor.
(Filmi İzle…)
675 kez izlendi

* Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar
* Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.
* Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.
* Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.
* Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.
* Burunda koku alma duyusu azalır.
* Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.
* Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
* Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
* Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
* Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.
* Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.
* Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
* Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.
* Kemik erimesine neden olur.
* Burger hastalığına sebep olur. Bu haslatık, el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklığa yol açar ve uzuvların kesilmesi gerekir.
* Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.
* Pankreas kanseri riski artar.
* Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
* Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
* Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.
* Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun hayata gelir.
* Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zeka eksikliğiyle doğar.
* Çevrenizdekileri de bu zararları verirsiniz. Çocuğunuzun sigaraya başlama oranı daha fazladır.
Sadece burda yazılanlar sağlık açısından zararları ülkemiz içinde oldukça fazla zararı var sıgaranın ülkemize neler yaptığını ve yapabileceği hakkında ki zararları da dilerseniz siz araştırabilirsiniz…LÜTFEN SIGARAYI BIRAKIN…
(Filmi İzle…)
531 kez izlendi

Galapagos Adaları Büyük Okyanusunun batısında Ekvador’a bağlı takımadalar. Uzak ve izole bir konumda olan adalar, Güney Amerika kıtasının yaklaşık 1000 km batısında yer alır. Galapagos takımadaları toplam 50,000 km² yüzölçüme sahiptir.
Üst üste binmiş lav akıntılarından oluşan Galapagos Adalarındai bir bölümü hala etkinliğini sürdüren çok sayıda yanardağ vardır. Yüksek yanardağlar, kraterler ve yarlar, adanın sarp ve engelli yapısını daha da belirginleştirir. Değişik iklim özellikleri ve yeryüzü şekilleri ile sadece bu adalarda görülen binlerce tür bitki ve hayvan mevcuttur.
Galapagos Adalarını 1535′te, Peru’ya gitmekte olan Panama piskoposu Tomas de Berlanga dünyaya adayı duyuran isim oldu. İnka çanak çömlekleri üzerindeki resimlerinden anlaşılacağı üzere , İspanyol egemenliği öncesinde Güney Amerika Yerlileri bu adalara ulaşmışlardı. Uzun yıllar boyunca korsanların sığınak olarak kullandığı adalar, ancak 1832′de Ekvador tarafından ilhak edildikten sonra yerleşime açıldı. Charles Darwin’in 1835′ye bölgeyi ziyaret etmesi adalara dünya çapında ün kazandırdı.
(Filmi İzle…)
567 kez izlendi

Belgesel film
Yönetmen :Brian De Palma
Yapım :2007
Ülkesi:ABD / Kanada
Tür :Dram / Savaş / Suç
Oyuncular :Patrick Carroll, Daniel Stewart Sherman, Ty Jones, Izzy Diaz, Rob Devaney, Mike Figueroa, Zahra Kareem Alzubaidi
Yapımcı :Joana Vicente, Simone Urdl, Jason Kliot
Süre :1 saat, 30 dk.
Irak’daki bir yerde konuşlanmış olan küçük bir Amerikan askeri birliği üzerine odaklanan filmde, değişik bakış açıları ile bu askerlerin karşılaştıkları durumlara göre verdikleri tepkileri, yerli Irak halkına karşı tutumları ve her iki tarafta bulunan medyanın bu olayları nasıl yansıttığını anlatıyor
(Filmi İzle…)
363 kez izlendi
“Bir kente gittiğinizde o kentin müziği size o kentin kültürünü gösterir”
Konfüçyus’un sözleri ile başlayan belgesel , bir yabancının gözünden gerilim dolu, kimi zaman tehlikeli ve baştan çıkaran bir kenti tanımlamaktadır ve kahramanın, kentin müzikal kaynaklarını, etkilerini ve açılarını araştırdığı uzun soluklu maceradır.
İstanbul yanmaktadır.
Berlin 90′ların başında, Havana da 90′ların sonunda nasıl dünyanın en hareketli şehirleri olmuşlarsa,2000′lerin başında İstanbul Avrupa’nın yaşanabilecek en büyük megakenti olma rolünü üstlenebilir ama İstanbul gerçekten Avrupa’ya mı aittir ? sorularını soran ve cevaplayan değişik bir belgesel-sinema
(Filmi İzle…)
457 kez izlendi
national geographic
En realist ve çarpıcı boyutlarla ileri tıbbi görüntüleme teknikleri ve 3 Boyutlu canlandırmalarla, anne karnındaki yaşamı ayrıntılı şekilde görmemizi sağlayan tek hücreden doğuma dek, anne karnındaki gelişimi merak edenler için oldukça güzel bir belgesel Anne karnındaki yolculuğun ilk anı,tek bir spermatozoidin kazandığı bir yaşam yarışıyla başlar. Bu yarış sonucu tek hücreli bir yumurta döllenir ve genetik miras nesilden nesle aktarılır. Artık yeni bir yaşam yeşermiştir. Bu tek hücre dokuz ay sonra büyük gelişmiş bir organizmaya dönüşüp ışığa kavuşacaktır. Bebek bekleyen genç bir annenin ve doğacak çocuğunun yaşam yolculuğu dokuz ay boyunca izlendiği bu öykü 2000 günün ardından national geographic tarafından yayımlandı
(Filmi İzle…)
1238 kez izlendi

Büyük önder Atatürk’ün vefat etmeden önceki son 300 gününün hikayesini anlatan Sarı Zeybek belgeseli ilk kez 1993′ün kasım ayında TRT televizyonunda ekrana geldi.
Gördüğü ilgi üzerine birkaç ay içinde 3 kez daha yayımlandı. Ardından video kaset olarak piyasaya çıktı.Türkiye’de ilk kez bir belgesel, bu kadar büyük satış rakamına ulaştı. Kaset, yurdun dört bir yanında ilk ve orta dereceli okullarda eğitim filmi olarak öğrencilere izletildi.
Sonra ödüller geldi. Sarı Zeybek, Hürriyet’in Kelebek eki tarafından 1993′ün En Başarılı Belgeseli seçildi. Orhan Apaydın Demokrasi ve Barış Vakfı 1994 Ödülü’nü ve Radyo Televizyon Muhabirleri Derneği Özel Ödülü’nü aldı.
Sarı Zeybek Belgeseli piyasada kitap halinde de bulunmakta kitabında belgeselinde olmayan bölümler de mevcut…
(Filmi İzle…)
543 kez izlendi